Charlize Theron

Oyuncu ve filantropolog Charlize Theron Benoni, Güney Afrika’da Ağustos 1975’te doğdu. Yol yapım şirketi ortağı Charles ve Gerda’nın kızları olan Theron, Güney Afrika dili konuşan ailesiyle Johannesburg’un dışında bir çiftlikte büyüdü. Dansa olan ilgisi daha küçük yaşlarda başlatan Theron 6 yaşındayken bale derslerine başladı. Ailesinin büyük desteği ile 12 yaşındayken Johannesburg’ta dans eğitimi almak için yatılı okula başladı. Theron ailesinin mutsuz bir aile hayatı vardı. Baba Charles alkolizm ile mücadele ediyordu ve fiziksel tacizde bulunuyordu. 1991 yılında Charlize Theron 15 yaşındayken babası ona ve annesine saldırdığında Theron annesinin babasını silahla vurarak öldürdüğüne şahit oldu. Cinayet meşru müdafaa olarak görüldü ve Gerda cinayetten yargılanmadı. Vefatın ardından Gerda şirketin başına geçti ve Theron babasının trafik kazasında öldüğüne dair bir hikâye uydurarak bu yalanı uzunca bir süre devam ettirdi.

16 yaşındayken Johannesburg modellik yarışmasına katılan Theron yarışmayı kazanarak hemen arkasından İtalya’ya seyahat edip burada International New Model Today yarışmasını kazandı ve modellik kariyerine erken yaşta başladı. 18 yaşında New York’a taşındığında modellik kariyerini bırakarak dansa döndü. Dans dersleri birçok sakatlanmayla sonuçlanınca dans kariyerine veda etmek zorunda kaldı.

Theron daha sonrasında oyunculuğu denemeye karar vererek Los Angeles’a taşındı. Güney Afrika aksanının oyunculuğuna engel olacağını fark ettiğinden saatlerce televizyon izleyerek Güney Afrika köklerini Amerikan aksanıyla gizlemeyi başardı. 1994 yılında bir banka memuruyla kavga ederken bankanın yöneticisi ve aynı zamanda John Hurt ve Rene Russo gibi isimlerin menajerliğini yapmış olan John Crosby’nin dikkatini çekti. Birkaç ay içinde Children of the Corn III (1995)’da ufak bir rolde yer aldı. Bu başlangıcı 2 Days in the Valley (1996) ve That Thing You Do! (1996) filmlerindeki daha uzun roller takip etti.

Theron 1997 yılında Al Pacino ve Keanu Reeves ile birlikte The Devil’s Advocate adlı yapımda rol alarak oynadı. Reeves’in intihar eden karısı rolünden sonra 1998 yılında Woody Allen’in Celebrity filminde ve Disney’in Mighty Joe Young’unda seyirci karşısına çıktı. 1999 yılında The Astronaut’s Wife filminde Johnny Depp ile birlikte ve The Cider House Rules filminde Tobey Maguire ile birlikte oynadı. 2001 yılında Sweet November filminde Reeves ile tekrar biraraya gelen Theron, 2 yıl sonra Mark Wahlberg ile birlikte The Italian Job (2003) filminde rol aldı. Ancak 2003 yılında Monster adlı filmde canlandırdığı seri katil rolüyle büyük saygı kazandı. Aileen Wuornos rolü için yaklaşık 18 kilo alan Theron Akademi Ödülü ve Altın Küre Ödülü’nün sahibi oldu.

2004 yılında Britt Ekland rolüyle Petter Sellers’ın The Life and Death filminde rol alan Theron başka bir önemli drama filmi olan North Country’de Sissy Spacek ve Frances McDormand ile birlikte kamera karşısına geçti. Bu filmdeki rolüyle Akademi ödüllerine ve Altın Küre’ye aday gösterildi. Rol aldığı birçok filmin ardından 2008 yılında Will Smith ile birlikte Hancock filminde rol aldı. 2009 yılında Cormac McCarthy’s The Road’un film versiyonunda oynadı. 2011 yılında bağımsız dram-komedi filmi olan Young Adult’ta rol alan Theron, farklı türlerdeki yeteneklerini de gözler önüne sermiş oldu. 2012 yılında kötü kalpli kraliçeyi oynadığı Snow White and the Huntsman filminin ardından bir bilim kurgu filmi olan Prometheus’ta Meredith Vickers rolünü oynadı. 2014 yılında MacFarlane’ın komedisi A Million Ways to Die in the West filminde oynayan Theron, beğenilen aksiyon filmlerinden Mad Max: Fury Road’da güçlü ve kararlı bir karakter olan Furiosa’yı oynadı. Aynı filmin devamı olan Mad Max: The Wasteland’de (2015) yer alacağı duyuruldu. 2015 yılında Dark Places filminde ailesinin korkunç cinayetinden sağ kurtulmuş bir çocuk olan Libby Day’e hayat verdi. The Last Face (2015) ve Dark Places (2015) filmlerinde yer alması bekleniyor.

Oyunculuğun yanı sıra Theron bir filantropolog ve aktivist. 2008 yılında Birleşmiş Milletler tarafından onurlandırılan Theron AIDS verem ve sıtma ile savaşan dünya çapında bir kuruluşun da destekçisi. 2008 yılında Theron Güney Afrika vatandaşlığının yanı sıra Amerikan vatandaşı olduğunu duyurdu. Theron, Stuart Townsend ile uzun süreli bir ilişkinin ardından 2013 yılında aktör Sean Penn ile bir ilişkiye başladı. 2015 yılında ise çiftin ayrılık haberi geldi. Theron oğlu Jackson’ı 2012 yılında evlat edindi.

Sen de Yorum Yapmak İster Misin?

  1. Nefrayto says:

    güzelliğini ve çekiciliğini, iyi bir oyunculukla bütünleştirmiş enfes bir kadın.